Lösemi

Lösemi nedir?
Normal kan hücreleri
Lösemi hücreleri
Lösemi tipleri
Belirtileri
Teşhis
Tedavi

 

 Lösemi nedir?

Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce vücuttaki bazı hücreler anormalleşir. İkinci olarak, bu tür özellikler taşıyan hücreler aşırı bir miktarda çoğalmaya devam eder.

Lösemi kan hücrelerinin kanseridir. Lösemiyi anlayabilmek için normal kan hücrelerini ve lösemi ortaya çıkınca nelerin değiştiğini kısaca gözden geçirmek gerekir:

 Normal kan hücreleri

Kan, plazma adı verilen bir sıvı içinde üç farklı hücre içeririr. Her bir hücrenin kendine özgü görevleri bulunmaktadır.

  • Beyaz hücreler (akyuvarlar, lökositler): Vücuttaki mikroplardan kaynaklanan hastalıklara (enfeksiyonlara) ve diğer hastalıklara karşı direnç kazanması için bağışıklık sistemine yardımcı olur.
  • Kırmızı hücreler (alyuvarlar, eritrositler): Akciğerlerden aldıkları oksijeni vücuttaki tüm dokulara taşırlar. Buradan karbondioksiti alarak akciğere ulaştırırlar. Kana rengini veren hücreler de alyuvarlardır.
  • Trombositler: Pıhtı oluşumunda görev alırlar. Kanamanın kontrol altında tutulabilmesi için gereğinde pıhtı tıkaçları oluştururlar.

 Lösemi hücreleri

 Lösemi ortaya çıktığında vücut anormal sayıda anormal kan hücresi üretir. Çoğu lösemi tipinde bu anormal hücreler akyuvarlarlardır. Lösemi hücreleri normal kan hücrelerinden farklı görünümdedir ve uygun biçimde işlev görmezler.

 Lösemi tipleri

Löseminin pek çok farklı tipi vardır. İki özelliğe göre gruplanırlar: İlki hastalığın gelişme ve ilerleme hızı ikincisi de löseminin hangi kan hücresinden ortaya çıktığıdır.

Löseminin ortaya çıkış ve ilerleme hızına bağlı olarak "akut lösemi" ve "kronik lösemi" olarak tanımlanırlar. Akut lösemide anormal hücreler genellikle olgunlaşmamış durumdadır ve sahip oldukları görevleri yerine getiremezler. Anormal hücre sayısı hızla artar ve hastalık ilerler. Kronik lösemide de olgunlaşmamış hücreler bulunmaktadır ama lösemili hücrelerin çoğu olgunlaşmıştır ve normal işlevlerinin bir bölümünü yerine getirirler. Hücre sayısındaki artış ve hastalığın ilerleme hızı akut lösemiye göre daha yavaştır.

Lösemi genellikle iki farklı hücreden ortaya çıkar: Bunlar "lenfoid" ve "miyeloid" hücrelerdir. Lösemi, bunlardan hangisine bağlı olarak ortaya çıktığına göre "lenfositik lösemi" ya da "miyeloid lösemi" olarak adlandırılır.

Sonuç olarak lösemilerin büyük bir bölümünü 4 tip altında toplayabiliriz:

  • Akut lenfositik lösemi (ALL): Erken çocukluk döneminde en çok görülern lösemi tipidir. Ayrıca 65 yaş üstü ileri dönemde ortaya çıkabilir.
  • Akut miyeloid lösemi (AML): Hem çocuklarda, hem erişkinlerde görülür. Bazen akut lenfositik-olmayan lösemi (ANLL) olarak da adlandırılır.
  • Kronik lenfositik lösemi (KLL): Genellikle 55 yaş üstü erişkinlerde ortaya çıkar. Daha gençlerde de görülebilir. Ancak çocukluk döneminde hemen hiç karşılaşılmaz.
  • Kronik miyeloid lösemi (KML): Genellikle erişkin yaşlarda görülür. Çocukluk çağında görülen lösemilerin çok küçük bir bölümünü oluşturur.

 Belirtiler

Löseminin en sık karşılaşılan bazı belirtileri şunlardır:

  • Ateş, titreme ve diğer grip benzeri semptomlar
  • Zayıflık ve yorgunluk
  • Sık enfeksiyon
  • İştah ve/veya kilo kaybı
  • Lenf bezleri (bezeler), dalak ve/veya karaciğerde şişlik (büyüme) ve ağrı
  • Vücutta normalden daha kolay biçimde morluk ve/veya kanama olması
  • Cilt altında küçük kırmızı noktacıklar, kanama alanları (peteşiler)
  • Diş etlerinde şişlik ve kanama
  • Kemik ve eklem ağrıları
  • Akut lösemilerde merkezi sinir sisteminin etkilenmesine bağlı olarak başağrısı, kusma, bilinç bulanıklığı, havale gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
  • Kronik lösemi cildi, merkezi sinir sistemini, sindirim sistemini, böbrekleri ve testisleri etkileyebilir ve bunlara bağlı belirtiler ortaya çıkabilir.

Bu şikayetlerin sadece lösemide ortaya çıkmadığı unutulmamalıdır. Teşhisi sadece doktor koyabilir. Bu nedenle her türlü şüphede mutlaka doktora danışılmalıdır. Bu tutum hem yanlış fikirlerin yerleşmesini önleyecektir hem de hastalıkların erken tanısına katkıda bulunacaktır.

 Teşhis

 Muayenede karaciğerdeki, dalaktaki, cilde yakın lenf bezlerindeki büyüme saptanabilir.

Kan testleri ile hücrelere ilişkin sayısal bilgiler öğrenilebilir, ve hücrelerin mikroskop altında incelenmesi önemli bilgiler sağlar. Kemik iliğinden “kemik iliği biyopsisi" (ya da "kemik iliği aspirasyonu") ile alınan örneklerin mikroskop altında değerlendirilmesi de çok değerli bir inceleme yöntemidir.

Gerekli görülmesi durumunda omurilik aralığından bir iğne ile girilerek, merkezi sinir sisteminin çevresini saran sıvıdan (beyinomurilik sıvısından-BOS) bir miktar örnek alınarak incelenir. Bu işlem "lomber ponksiyon (LP)" olarak adlandırılmaktadır.

Hastalığın varlığı ve/veya yaygınlığının anlaşılmasında çeşitli görüntüleme yöntemleri kullanılabilir.

 

 Tedavi

 

Lösemi tedavisi karmaşıktır ve genellikle bir ekip işi olarak kabul edilir. Bazı temel uygulama protokolleri bulunsa da, tedavi hastaya, ihtiyaçlarına ve lösemi tipine göre farklılıklar göstermektedir. Tedaviyi yalnızca lösemi tipi değil, lösemi hücrelerinin belli özellikleri, hastalığın yaygınlığı ve bu hastanın lösemi nedeniyle daha önce tedavi alıp almadığı gibi faktörler de belirlemektedir. Tedavi aynı zamanda hastanın yaşı, belirtileri ve genel sağlık durumuna da bağlı olmaktadır.

Lösemisi olan hastaların büyük bir çoğunluğu ilaç tedavisine ('kemoterapi') alınır. Bazılarına ayrıca radyoterapi ve/veya kemik iliği transplantasyonu veya immunoterapi uygulanır. Bazı durumlarda dalağın ameliyat ile alınması (splenektomi) da tedavinin bir parçası olabilmektedir.

İlaç tedavisi (kemoterapi) kanserli hücrelerin yok edilmesi için bazı ilaçların kullanılması demektir. Lösemi tipine bağlı olarak tek bir ilaç kullanılabileceği gibi birden fazla ilaçtan oluşan kombinasyon tedavileri de vardır.

Kanser tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar ağızdan alınır. Ancak ilaçların çoğu damar yoluyla verilmektedir. Bu amaçla çoğunlukla uygun bir toplardamara bir kateter yerleştirilmektedir. Bu kateter yolu ile, sık tekrarlanacak damar enjeksiyonlarının verebileceği rahatsızlık en aza indirilmektedir.

Kemoterapi çoğunlukla döngüsel olarak verilir: yani bir ilaçla tedavi dönemini ilaçsız bir iyileşme dönemi, bunu da sonra yeniden ilaçlı dönem izleyebilir.

Işın tedavisi (radyasyon tedavisi, radyoterapi) bazı tür lösemilerde ilaç tedavisi ile birlikte kullanılır. Yüksek enerjili ışınlar kanserli hücrelere yönlendirilir ve hücrelerin büyümeleri engellenir. Başlıca iki türlü uygulanabilir. Bazı hastalarda vücudun seçilen özel bir bölgesine, örneğin dalağa ışın uygulanır. Bazı durumlarda tüm vücut ışın tedavisine alınır, bu uygulama genellikle hastanın kemik iliği nakline(transplantasyon) hazırlandığı dönemde yapılır.

Kemik iliği transplantasyonunda lösemiye yol açan kemik iliği yüksek doz ilaç ve ışınla ortadan kaldırıldıktan sonra yerine sağlıklı bir kemik iliği dokusu konulur. Bazı hastalar için gerekli görülen bu uygulamada kemik iliği, doku uyumlu bir vericiden sağlanabildiği gibi hastanın kendi kemik iliği de kullanılabilmektedir.

İmmunoterapide (biyolojik tedavi) vücudun kansere yanıtını oluşturan bağışıklık sistemini etkileyen ilaçlar kullanılmaktadır.