Romatoid Artrit


Romatoid artrit nedir?
Romatoid artrit ve osteoartrit
Eklem hasarının önlenmesi, RA tedavisinde önemli bir hedeftir
RA’nın etkisi
RA tedavisi

 Romatoid artrit nedir?

Romatoid artrit (RA), eklemlerin içini döşeyen membranın inflamasyonuyla karakterize progresif, sistemik bir otoimmün hastalıktır. İnflamasyon, eklem yapısı ve fonksiyonunun kaybına neden olarak ağrı, sertlik ve şişmeyle sonuçlanmakta ve sonunda geri dönüşsüz eklem hasarı ve iş göremezliğe yol açmaktadır. RA’nın özellikleri; ağrı ve ellerin, ayakların, dirsek, diz ve boyun eklemlerinin çevresinde şişlik ve hareket kısıtlığıdır. Daha şiddetli RA olgularında, gözler, akciğerler ve kan damarları tutulabilir.

 Romatoid artrit ve osteoartit

RA ve osteoartrit, iki farklı durumdur ama ikisi de eklem inflamasyonuna yol açmaktadır. RA, vücudun kendi immün sisteminin sağlıklı dokuya hasar verdiği otoimmün hastalıktır. Bu da eklem hasarı ve kronik inflamasyonla sonuçlanmaktadır. Buna karşılık, osteoartritte, doku normal kullanıma bağlı aşınma ve yıpranma sonucu tahrip olmaktadır ve bu durum, yaşlı kişilerde daha sıktır.

 Eklem hasarının önlenmesi, RA tedavisinde önemli bir hedeftir

RA, en sık rastlanan otoimmün hastalıklardan biridir ve bütün dünyada 21 milyonu aşkın kişiyi etkilemektedir. RA’nın kesin nedeni bilinmemektedir ve henüz tam iyileşme sağlanamamaktadır. RA hastalarında eklem deformitesi gibi gözle görülebilen değişimlerin başlamasından çok önce, hastalığın erken evresinde, progresif, kalıcı eklem hasarı olduğu bilinmektedir. İlk iki yıl içerisinde, RA hastalarının %70 kadarında eklem hasarının radyolojik kanıtları ortaya çıktığından, hastalığın ilerleyişini yavaşlatmak ve eklem hasarını önlemek en önemli tedavi hedeflerindendir.

 RA’nın etkisi

RA’ya bağlı etkiler geniş kapsamlı olup, bu hastalık fiziksel sorunlara neden olmanın yanında yaşam kalitesi üzerinde de olumsuz etkiye sahiptir. RA hastasının ortalama yaşam beklentisi üç ila yedi yıl kadar kısalmakta olup, şiddetli RA hastaları beklenenden 10-15 yıl daha erken yaşamını yitirebilmektedir.

Kişilerin üzerindeki etkisinin yanı sıra hastane başvuruları, sağlık hizmeti harcamaları ve verimlilik kaybı nedeniyle ulusal ekonomiler üzerinde de anlamlı bir finansal etkiye sahiptir.

 RA tedavisi

RA için çok sayıda tedavi yöntemi vardır. Bunlardan bazıları RA’nın belirti ve semptomlarına yöneliktir. Bazıları da hastalığın seyrini modifiye etmeyi amaçlamaktadır. Bunlar:

  • Nonsteroid anti-inflamatuar ilaçlar (NSAID’ler): Bu ilaçlar ağrı, şişlik ve inflamasyonun azaltılması gibi RA’nın belirtilerini ve semptomlarını tedavi etmekte hastalığın seyrini değiştirmemekte ve eklem hasarının progresyonunu azaltmamaktadır.
  • Glukokortikoidler (kortikosteroidler): Vücutta doğal olarak üretilen bir steroid olan kortizol ile akraba olan ve inflamasyona karşı koyan anti-inflamatuar ilaçlardır. Glukokortikoidlerin; hiperglisemi, osteoporoz, hipertansiyon, kilo artışı, katarakt, uyku sorunları, kas kaybı ve enfeksiyonlara yatkınlığı içeren yan etkileri kullanımını kısıtlamaktadır.
  • Hastalığı-modifiye edici anti-romatizmal ilaçlar (DMARD’lar): Hastalığın semptomlarını kontrol etmekte etkili olan bu ilaçlara yanıtsızlık olabilmektedir. Bu ilaçlar, hastanın yanıtını artırmak için, çoğunlukla başka bir DMARD veya bir biyolojik ilaçlar kombine olarak kullanılmaktadır.
  • Biyolojik ilaçlar: Genetik mühendislik ürünü olan bu ilaçlar, immün sistemde bir iltahabi yanıt sırasında üretilen kimyasal maddeler olan IL6, IL1 ve tümör nekroz faktörü (TNF) gibi sitokinleri sitokinleri bloke ederler. Örnek olarak; bu sitokinlerden biri olan tümör nekroz faktörünü (TNF) bloke eden biyolojiklere TNF inhibitörleri adı verilmektedir.
  • B hücrelerini hedefleyen tedavi yaklaşımı: Kanımızdaki savunma hücrelerinden biri olan B hücreleri, antijenlere karşı antikor adı verilen kimyasal maddeler üreterek savunma sisteminde yer almaktadır. Ayrıca immün sistemde iltahabi yanıt sırasında üretilen kimyasal maddeler olan sitokinleri de ürettikleri bilinmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalar RA hastalığında gereğinden fazla B hücresi aktivasyonu olduğunu ortaya koymuştur. B hücrelerini hedefleyen yeni tedavi yaklaşımı, mevcut tümör nekroz faktörü (TNF) inhibitörü tedavi seçeneklerine yeterli yanıt vermeyen RA hastaları için yeni bir umut kaynağı olmuştur.